Menzil

Eğer dip akıntısıysan, haberin olmaz yüzeydeki fırtınalardan. Eğer fırtınaysan er veya geç seni tanır diplerdeki akıntılar. Bu kural senin isteğine bağlı işlemez, kanun senin isteğin değildir. Kanun seni kapsar, sen kanuna sarılırsın. Duru suların arzusu nedir bilir misin, sana içlerini göstermek, derinlerine gözlerinden gelen nefesi hak etmek isterler. Hak etmek oysa, fırtınaların kanunlarıyla küçük kesintilere uğrayabilirler.

Senden saklanan bir şey yoktur. Belki de saklı kalması gereken tüm gevezeliklere şahit oldun sen. Ne bir duru deniz, ne bir derin su, ne bir fırtınanın hak ettiği karmaşayım ben. Sadece olabildiğince “ses” olabildiğince “sus” benim işim...

devamı...

İşte

işte başardın

daha ne isteyesin ki

nehirdeki girdabın

gücünden ötedesin

 

en kuvvetli taneyi

biliyorsun artık

nehrin umrunda bile

olmayan saman çöpünde

devamı...

Kızıl İsimler

aşk meşk değil sofra

üç zeytinle bir sabah

korkuyoruz bilirim

açlık bu yaşarken unutulmak

elimde olsa masadan kalkardım, uzun tümcelerin ardında geviş getiresi çok boyutlu kalın örülmüş geniş yakalı bir kazakla oturmak bana göre değil

hiç değil bu meşk

bandırasıya ekmeği

yürekle üç adım daha

sonrası hep tokluğu dağıtmak

biliyorum, onca sözün ardında kalan bir kibri nasıl da servis ederdik, tekdüze battaniyelerin altında kendi terimize bulayarak

korkuyoruz oysa olası öznesizlikten

her akşam her akşam

bir daha gelemeyecek diye o hasret

üfledikçe namluyu soğutmak gibi

hiç silah sesi duyulmuyor, onu bunu bırak şimdi, nasıl da uyanırdı mavi, sabah serinliğindeki yeşile, çilek reçelinde ekmeği kızıl isimlerle patlatarak

devamı...

Uçucu Nal İzleri

hani en çok burada tam bu satırda

rastlıyordun kendine

rahvan

beyaz atlarla donanmış gökyüzünde

tam yanından geçerken kalkılan

dört nala

 

öyle yazmazdı küheylanvari

sayfanda ne sen ne de kendin

oysa en güvendiğin zaman

ki budur

hani en çok burada tam

bu satırda uçucu nal izleri gibi

okunmaz olurdun

devamı...

Her Gün

güzel bir şey bu
nihayet
kendi kendini yaşıyorsun
ve tüm bunlar
sana
çok geviş getirecek

sabahın ilk zeytin tanesini
akşamın sarmaşık gül reçelini
ne reçel ne de zeytin oysa
fakat
güzel bir şey için
her gün bir tane daha
kendini kurban edeceksin

güzel yani

devamı...

Nefessiz Arzular

akşama giriş hali

ne ot kokusu, ne kırılan dallar, ne telaşlı parlak mavi ne gün doğumu öncesi, ne gün batımı sonrası biliyor

nazar

nefessiz

 

sabaha giriş hali

ne ılımlı güneş, ne kenetlenmiş kollar, ne aceleci mevsim ne gün sonrası, ne gün öncesi biliyor yazar

arzular

nefestir

 

atar kalp besler besin

gerektir

güvenir ten giyinir eprir

gerektir

aidiyettir sevgidir

gerektir

saygı ister gerektir

ve kendini

gerçekleştirir

nefessiz arzular

devamı...

Braille Alfabesi

ve yıldızlara birer birer

ve kıvılcımlara toprak toprak bakardık

yani aklımızda ne kaldıysa öyle merak ederek

aklımızda ne kaldıysa gerçekten

ve bilincimiz saf yağmur suyuydu bir yaratığa

o dağda

dizlerimiz har başında eğilmiş ateşlere gebe

hangi dağ bilincimiz nerden bilirdik

gelmiş geçmiş tüm şarkılar

okunmuştu parmak uçlarımıza

braille alfabesiyle

devamı...

Somutu Öğüten Soyut KemikLEŞmeler

İnsanların birbirlerine ulaşabilmeleri, iletişim kurabilmeleri için müthiş hızlı olanaklara sahip bir çağdayız. Devlet başkanlarına, ünlülere, yazarlara ve dostlarımıza ulaşmak bizlere artık parmak uçlarımız kadar yakın. Ancak rahatlatıcı, fayda sağlayıcı bu özellik, yaşamın hemen her kuvveti içinde gizlenen başka bir tehlikeli faktörü de içeriyor.

Aşırı uçlara gidildikçe entropiyi yani çözülmeyi hızlandırıcı, fayda yerine zarar unsurlarını salıveren bir döngünün içine yuvarlanabiliyoruz. Ateşin koruyucu kollayıcı gücünün yanısıra, yakıcı, suyun besleyici hayat verici nesnesinin yanında da, boğucu olduğunu anımsayalım.

İletişimi olanakları açısından;

-mesleki

-öznel

-sosyal

Olarak sınıflandırırsak gücün, lehimize...

devamı...

Feram / Vahşi

Ruhun katmanlarına gizlenmiş tüm yanılgılar, elleri ve avuçları kana bulanmış softaların tırnaklarıyla kazdıkları rezil dehlizlerden akıp boşalmalıdır Eleusis Törenlerinde.

Zihin, ruh ve teni, isyanının miladına zorlamak için uyanması beklenen bir kraterin zirvesine taşımak boşa.

Bir bildiği var cehennemin, yakıp kavurma vaadlerine karşılık sunduğu insanlığa.

devamı...

Remedia in Arduo / Zor Çaredir

 

  Ah, ne büyük belalar geldi

  şu insanın başına

  çare bulmak için verdiği

  zararlara…

devamı...
LiveZilla Live Help