Monthly Archives Ekim 2012

Hayat


ev

renksel uzak mesafelere
gitmek, devinimden öte
bir şeydir

bir şeydir
hayat
evrensel yakın mesafelere

sormadığın soruların
yanıtı olmaz
en yakınken bütün görünmez

sen gelmedin oysa
egonla yürüdüğün
uzaktan ibarettin

hiç sormadığın
gölge güç ve ateşten
ibarettin

gelemezdin

devamı...

gÖLGE gÜÇ ve aTEŞ

güç

insanların olduğuna inandıkları yerdir
duvarda bir gölge

güç
insanlara fazla gelen bir şeydir
gölge de

bütün tütsüler sönerken
bir ay gibi iner gece
bütün dumanlar giderken
binlerce sene bütünleşir
ateş
nefesin kokusu olur
böylelikle
yanar parmaklardaki imlece

çok küçük bir adamın çok büyük bir gölgesi
olabilir
ateş bir ejderi öldürmez
ama gölge
de olabilir ölümlüler

usulca döşeğine uzanmış, hızla bilinci kapanmış veya
yatağın başucunda solmak üzere bir güle bakarken
kökünden ayrı bir damarı solurken

çeşmesinin suyunda boğulan genler
nehrinin akıntısına direnen yelkenler
bu zavallı boyutun içinden doğar
güç işte

olduğuna inandıkları insanları
duvarda bir gölgeye
ileterek

çok küçükten ama büyüterek
anlatabil...

devamı...

Cephane

Ağaçların bu denli karmaşık gölgeleri olduğunu henüz farkediyordum ki, ensemden kuyruk sokumuma kadar derin bir sancı hissettim. Kısılıp kaldığım bu yerde yeterince karanlık, yeterince endişe, yeterince ego vardı.  O hissettiğim acı korkumdu.

Onu anladığım anda gece, üzerime yürümeyi tercih etti. Bense savunmasızlığın öznel güçlerine sahiptim; o, nereden bilsin?

Hiç gecikmeden geldi savaş, geldi, başladı ve yenildi. Gece yenildi.

Ben, anlamda hiçbir ressamın keşfedemediği bu zaferi anlatmayı denemeyeceğim. Ben, renkleri o gece olduğu gibi ağaçlardaki gölgeleri boyamak için tüketmenin ihtişamından bahsetmeyeceğim.

Önemli bir şey oldu sonra, koordinatları belirsiz bir dağ, yürüdükçe patikalarında ilkel insan dürtülerini serbest bıraktı...

devamı...

Başlangıca Öğüt

“Yüreğin gerçeğini özleyen, arayan, hayatın getirdiği problemleri çözmeye çabalayan, şeylerin ve olayların özüne ve kendi varlıklarının içine nüfuz etmeye çalışan sorgulayıcı zihinler vardır. Bir insan sağlam şekilde muhakeme eder ve düşünürse, bu problemleri çözerken hangi yolu takip ederse etsin, kaçınılmaz şekilde kendisine dönmeli ve işe, kendisinin ne olduğu ve içinde bulunduğu dünyadaki yerinin ne olduğu probleminin çözümüyle başlamalıdır.”

En az on yıllık bir birikimi sanal çöplüğe terketmeye nasıl razı olur insan? Nasıl bir amaç bu denli umursamazdır?

Yüreğin gerçeği özlendiğinde, yanıtlar ulaşacaktır bu yola. Şu an odaklanma vaktidir. Bu satırlara ulaşan herkesi tanıklığa davet ediyorum.

devamı...
LiveZilla Live Help