Menzil

Eğer dip akıntısıysan, haberin olmaz yüzeydeki fırtınalardan. Eğer fırtınaysan er veya geç seni tanır diplerdeki akıntılar. Bu kural senin isteğine bağlı işlemez, kanun senin isteğin değildir. Kanun seni kapsar, sen kanuna sarılırsın. Duru suların arzusu nedir bilir misin, sana içlerini göstermek, derinlerine gözlerinden gelen nefesi hak etmek isterler. Hak etmek oysa, fırtınaların kanunlarıyla küçük kesintilere uğrayabilirler.

Senden saklanan bir şey yoktur. Belki de saklı kalması gereken tüm gevezeliklere şahit oldun sen. Ne bir duru deniz, ne bir derin su, ne bir fırtınanın hak ettiği karmaşayım ben. Sadece olabildiğince “ses” olabildiğince “sus” benim işim. Biz her fırtına sonrasında yüzeydeki akıntının derinini gösterme inancından başka bir şey değiliz. Bu çabamız da görebildiğimiz kadarıyla sınırlı, gösterdiklerimizle değil.

Aslında iki yüzlü davranıyorduk. Son aylarda açtığımız uçurumlar ve yıllardır yazdıklarımız. Görmeleri gerekeni onlara boşluklarda veriyorduk. Fakat bunu yapmak o denli kolay değildi bizim için, çünkü yıllarca yazılanlardan vazgeçiyorduk. Gübreye tohum atılır, çiçekler değil…

İşte elimden gelen de bu benim. Olabildiğince “ses” (liliht in hakkıdır) olabildiğince “sus” (adem in suçu) benim işim. “ses” anima, “sus” animus.

Duru derin dostluk.

Orada kal ruhun nehri, suyun yönü, menzilimiz…

Leave a reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

LiveZilla Live Help